Makaleden Öne Çıkanlar:
- ABD'nin gümrük vergisi programını büyük ölçüde genişletmesiyle birlikte, CBP'nin (ABD Gümrük ve Sınır Koruma) odağı ULFPA (Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası) uygulamasından çok daha karmaşık bir gümrük vergisi rejiminin uygulanmasına kaydı.
- Xinjiang Eyaleti'nden geldiğinden şüphelenilen veya UFLPA listesinde yer alan kuruluşlardan gelen komponentlerle üretilmiş mallar el koymaya tabi tutulmaktadır. Sınırda el konulan ürünlerin serbest bırakılmasını sağlamak için ithalatçıların, ürünlerinin zorla çalıştırma ile üretilmediğini kanıtlaması (“olumsuzu kanıtlama”) gerekmektedir.
- Tedarik zincirinizde potansiyel zorla çalıştırma risklerini Supply Chain Risk Management (SCRM) yani tedarik zinciri risk yönetimi yazılım araçları ile taramak, UFLPA riskini azaltmada etkili bir yoldur. SCRM platformu Z2Data, tedarik zincirlerinde onlarca potansiyel riski hızla tanımlayarak şirketlerin hem doğrudan hem de alt kademe tedarikçileri arasında zorla çalıştırma varlığını saptamasına ve iyileştirmesine yardımcı olur.
UFLPA Uyumluluğu 2025’te Neden Hâlâ Önemli?
2025 yılında politik, mevzuatsal, ticari ve genel tedarik zinciri alanında yaşanan kapsamlı değişikliklere rağmen, Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası (UFLPA) bu yıl fazla gündem olmamıştır. Customs and Border Patrol’ın (CBP) UFLPA paneline göre, el konulan sevkiyatların değeri 2025 yılında alışılmışın oldukça altındadır ve uygulamanın başladığı diğer tüm yıllara göre çok daha düşük seyretmektedir. Ayrıca ABD, gümrük vergisi programını büyük ölçüde genişletmiş ve CBP, aynı personel sayısıyla çok daha karmaşık bir gümrük vergisi rejiminin uygulanmasına odaklanmak zorunda kalmıştır. Kısacası CBP’nin şu an oldukça kapsamlı bir uygulama yükü bulunmaktadır.
Tüm bu son gelişmelere rağmen, ABD’de 2022’de yürürlüğe giren UFLPA hâlâ ithalatçılar için ciddi derecede uyumluluk gerektiren bir mevzuattır. Uyumsuzluğun en yaygın cezası mallara el konulması ve bunların sonunda devlete geçirilmesidir; bu da beklenmedik üretim kesintilerine ve zorla çalıştırma şüphesiyle ilişkilendirilebilecek itibar risklerine yol açabilir. Ayrıca CBP para cezası kesebilir ve tekrarlanan ihlallerde işletmelerin ithalat haklarını kaybetmesine neden olabilir. CBP, tedarik zinciri tarama araçlarına sahip olup, ithalat yapılan ürünlerin üreticisinin zorla çalıştırma ile suçlanan işletmelerle bir bağlantısı olup olmadığını tespit edebilmektedir.
Bir diğer önemli nokta; UFLPA aslında 1930 Gümrük Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca yürürlüktedir ve bu kanun zorla çalıştırma ile üretilen malların ithalatını yasaklamaktadır. Yani, şirketlerin tedarik zincirlerinde zorla çalıştırmayı tespit etme sorumluluğu (ve mallarının el konulma riski) UFLPA 2022’de yürürlüğe girmeden çok önce de vardı. Esasen UFLPA, CBP’nin odağını Xinjiang Eyaleti’nden ve Çin’deki UFLPA listesinde yer alan kuruluşlardan gelen mallara yönlendirmiştir. Ancak temel yasada bir değişiklik yapılmamış; zorla çalıştırma ile üretilmiş malların ABD’ye ithaline izin verilmemiştir.
Tüm bunların ışığında, UFLPA ve beraberinde getirdiği zorla çalıştırma taramalarının, yaptırım azalmış olsa dahi, bir mevzuat uyumu gerekliliği olarak ciddiyetle ele alınması gerekmektedir.
2025’te UFLPA Güncellemeleri
2025 yılı boyunca UFLPA uygulamalarında dikkat edilmesi gereken çeşitli önemli gelişmeler yaşanmıştır:
- 2025’te 37 kuruluş daha UFLPA kuruluş listesine eklenmiş ve listedeki toplam şirket sayısı 144’e ulaşmıştır.
- CBP için yeni uygulama öncelikleri belirlenmiştir; bunlar arasında kostik soda, lityum, çelik, bakır ve hünnap (kırmızı hurma) yer almaktadır.
- Pek çok ABD Kongre üyesi, Xinjiang’dan Çin’in diğer bölgelerine yapılan Uygur işçi transferleri konusunda endişelerini dile getirmiştir. Bu gelişme, Mayıs 2025 tarihli The New York Times makalesinde belgelendiği üzere, UFLPA uygulama kapsamının ileride genişlemesine ve Kuruluş Listesi’ne yeni eklemelerin yapılmasına yol açabilir.
UFLPA’ya ve kapsamına dair farkındalık bugün üç yıl önceye kıyasla çok daha yüksek olmasına rağmen, birçok şirket hâlâ UFLPA uyumluluk programı uygulamasında erken aşamaları yaşamaktadır. Bu süreçte, yasaya uygunluk ve veri gerekliliklerinin kapsamı da şirketler tarafından ilk kez keşfedilmektedir.
UFLPA Şirketlerden “Olumsuzu Kanıtlama”yı Nasıl İstiyor?
Teknik anlamda UFLPA, “Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde (XUAR) veya UFLPA kuruluş listesinde yer alan bir kuruluş tarafından tamamen ya da kısmen üretilmiş, çıkarılmış tüm malların zorla çalıştırma ile üretildiğine dair çürütülebilir bir varsayım tesis eder; bu malların ABD’ye ithalatı yasaktır.” Basitçe ifade edecek olursak, Xinjiang Eyaleti’nden geldiğinden şüphelenilen veya UFLPA listesinde yer alan kuruluşlardan gelen komponentlerle üretilen mallara el konulabilir. Sınırda el konulan ürünün serbest kalabilmesi için ithalatçının, ürünün zorla çalıştırma ile üretilmediğini kanıtlaması gereklidir.
Bu durum, ABD’deki genel yargı uygulamalarının aksine bir uygulamadır; çünkü çoğu zaman iddiayı ileri süren tarafın ispat yükü vardır. Ancak burada ispat yükümlülüğü ithalatçının üzerindedir ve hükümete mallarının zorla çalıştırma ile üretilmediğini göstermesi gerekmektedir.
Birçok ABD’li firma, tedarikçilerine zorla çalıştırma kullanmadıkları yönünde taahhütler (attestasyonlar) imzalatmaktadır; ancak bir gümrük el koymasında bu tür beyanların pek bir faydası yoktur. Çünkü gümrük, fabrikadaki çalışma koşullarına dair aşağıdaki gibi detaylı bilgi ve belgeleri görmek istemektedir:
Pek çok ABD’li şirket, tedarikçilerine zorla çalıştırma kullanmadıkları yönünde belgeler imzalatırken, bu tür beyanlar gümrük el koymasında pek fayda sağlamaz.
- Maaş belgeleri, puantaj veya maaş bordrosu gibi evraklar
- İthal edilen her bir komponent için malzeme listesi (BOM)
- Fabrikadaki işçilerin baskı altında çalışmadığını gösteren, işçi röportajı videoları ve dökümleri
- Menşe ülke sertifikaları.
El konulan malların serbest bırakılması için gereken tam belge ve kanıtlar, ithal edilen ürünün türüne göre değişiklik gösterebilir. Ancak tüm durumlarda, serbest bırakma için gereken kanıtlar, yaygın olarak alınan zorla çalıştırmasızlık beyanlarından çok daha zordur.
Firmalar El Koyma Riskini Nasıl Azaltıp UFLPA’ya Uyum Sağlayabilir?
Liman girişinde maliyetli ve itibarı zedeleyici bir el koyma durumundan kaçınmak için şirketlerin başvurabileceği çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Ancak hepsi ortak bir temaya dayanır: tedarik zincirinde gerekli özeni göstermek. Tedarikçilerde potansiyel zorla çalıştırma risklerini Supply Chain Risk Management (SCRM) yazılım araçları ile taramak önemli bir ilk adımdır. SCRM platformu Z2Data, tedarik zincirlerinde onlarca potansiyel riski hızla belirleyebilir. Şirketler, nihai ürünlerinde kullanılan ithal tüm mallara ilişkin BOM’ları toplayabilir ve tedarik zincirlerinde birkaç kademe derinliğe kadar tarama yapabilir.
İthalatçıların UFLPA uyumsuzluk riskini azaltmak için uygulayabilecekleri doğrudan ve uygulamalı bir başka yöntem de tedarikçilerde saha denetimleri gerçekleştirmektir. Bu, hukuki sorumluluğun bir kısmını satın alma sözleşmesinde tedarikçilere devretmenizi sağlar. Ancak tüm bunların ötesinde, tedarikçileri taramak ve zorla çalıştırma zaafları için sürekli bir risk yönetimi programı oluşturmak, CBP el koyma olasılığını en aza indirmenin en etkili yoludur. Ayrıca, el konulan ürünleri savunmaya hazırlıklı olmanın ve serbest bırakmayı kazanmanın en iyi yolu, mümkün olduğunca çok miktarda doğrudan ve birincil kaynaklı tedarik zinciri dokümantasyonu toplamak ve saklamaktır.
Ayrıca, el konulan ithalatı savunmaya hazır kalmak ve serbest bırakmada başarıya ulaşmak için en iyi yol, mümkün olan en fazla doğrudan ve birincil kaynak tedarik zinciri dokümantasyonunu toplamak ve saklamaktır.
Firmalar UFLPA Uyumluluğunda Nerede Zorlanıyor, Başarı Nasıl Sağlanır?
Kısaca ifade etmek gerekirse, firmalar UFLPA uyumluluğunda zorlanmaktadır; çünkü tedarik zincirlerindeki tüm tedarikçileri zorla çalıştırma riskleri açısından “temiz” olarak tanımlamak, üreticilerden BOM toplamak ve bütün bu bilgileri gerçekten kullanılabilecek şekilde organize etmek büyük emek gerektirir. Pek çok firmada, sayısız mevzuat için tüm uyumluluğu küçük bir ekip yönetmektedir. Bu takımlar, bir tedarik zincirinden her potansiyel zorla çalıştırma riskini ortadan kaldırmak için gereken takip işlemlerinin büyüklüğü karşısında hızla bunalmaktadır. Z2Data gibi araçlar, risk tespitinde ve takip sürecinde gereken emeği azaltsa da, şirketlerin yine de kendi risk tolerans planlarını oluşturması, tedarikçilerden gelen yanıtları doğrulaması ve riskli tedarikçiler için düzeltilmiş eylem şartlarını uygulaması gerekmektedir.
Etkili bir UFLPA programı oluşturmak için, birden fazla mevzuat programından sorumlu bir küçük uyumluluk ekibinin kapasitesine dair beklentileri yönetmek önemlidir. Şirketler için UFLPA görev yükünü yönetmenin en iyi yolu, net bir risk toleransı eşiği belirlemektir. Bu şunları içerir:
- Kaç seviye tedarik zinciri taraması yapılacağını belirlemek
- Potansiyel risklerin ne kadar agresif takip edileceği
- Tedarikçilerle beklentilerin nasıl oluşturulacağı ve tedarik zincirlerinde zorla çalıştırmanın olmadığının nasıl garanti altına alınacağı.
Doğru bir UFLPA uyum programı yalnızca tek, sabit bir yıllık taramaya odaklanmaz. Bunun yerine, tedarikçi takipleri ve yeni riskler ortaya çıktıkça program esnekliği de sunar.
Şirketiniz UFLPA uyum planını uygulamakta zorlanıyor mu? Doğrudan tedarikçilerinize malzeme veya komponent sağlayan alt kademe tedarikçileri tespit etmekte güçlük mü yaşıyorsunuz? SCRM çözümü Z2Data, şirketlerin tüm tedarik zinciri genelinde anında risk profilleri oluşturmasına ve mevcut riskleri hızla doğrulamasına olanak sağlar. Z2Data, tedarik zinciri ilişki verileri alanında lider bir sağlayıcı olarak, ek analizler için Kharon yazılımı ile de kusursuz şekilde entegre edilebilir. Z2Data hakkında ve tedarik zincirinizdeki zorla çalıştırma risklerini tespit edip azaltmak için nasıl yardımcı olabileceği konusunda daha fazla bilgi edinmek için bir ücretsiz deneme planlamak üzere ürün uzmanlarımızdan biriyle görüşebilirsiniz.