Reuters’a göre, şirketler küresel ölçekte tedarik stratejisinde nesiller arası bir değişim yaşıyor. Rapora göre bu değişikliklerin başlıca nedenleri tedarik zinciri kesintileri ve hammadde (%70), nakliye (%68) ve komponent (%63) gecikmeleridir.
İşletmeler, tedarik zinciri risklerini azaltmak için ürün, komponent ve malzemeleri daha yakın coğrafyalardan temin etmenin yollarını arıyor. Araştırmada, bu değişimin işletmelerin üretim ve tedarik faaliyetlerini nihai pazarlara ve daha çeşitli, düşük işçilik maliyetli ülkelere yakın bölgelere kaydırmasıyla tedarik zincirlerinde ciddi bir yeniden dengeleme başlattığı belirtiliyor.
Küresel perakendecilerin ve üreticilerin %67’si, yakın zamanda yaşanan tedarik zinciri aksaklıkları nedeniyle malzeme ve komponent tedarik yerlerini değiştirdi. Uzayan tedarik kesintileri, ürün maliyetlerini artırdı, tedarik süreçlerine karmaşıklık kattı ve üretim kapasitesinde kısıtlamalara yol açtı.
INVERTO Genel Müdürü Sushank Agarwal’a göre, üretim ve tedarikteki bu değişimi yönlendiren ana güç maliyet değil, tedarik güvenliği. Agarwal, “Tedarik güvenliği, herhangi bir işletmenin EBITDA’sı üzerinde çok daha büyük bir etki yaratır çünkü maliyet, P&L’in sadece bir bölümüdür fakat ürünü rafta tutamaz ya da satamazsanız, gelirlerinizde anında büyük bir darbe alırsınız. Yani, bu konuda aciliyet hiç bu kadar yüksek olmamıştı.” diyor.
Pandemiyle bağlantılı tedarik zinciri sorunları hafiflese de, çoğu işletme operasyonlarını daha esnek ve dayanıklı kılmak için tedarik modellerini değiştiriyor. Ayrıca şirketler, kısa vadeli tedarik modellerinden uzaklaşıp uzun vadeli stratejik planlamaya geçme ihtiyacını da fark ediyor. Daha fazla bilgi.
Ernst & Young LLP Ortağı ve Tedarik Zinciri Lideri Gustav Mauer şöyle dedi: “Şirketler artık tedarik ve üretim lokasyonlarına stratejik olarak bakıyor; tedarik zincirlerinde dayanıklılık, çeviklik ve maliyet avantajı elde etmeyi hedefliyorlar. Bugüne kadar, şirketler çoğunlukla stok seviyelerini artırarak yakın dönemdeki aksaklıklara uyum sağladı ve şimdi ise gelecekteki tedarik zincirlerini stratejik olarak yeniden tasarlamaya yöneliyorlar. Bu dönüşümün en önemli itici güçleri, pazarı daha yakından tanıma ve müşteri taleplerine hızlı yanıt verebilme ihtiyacının artmasıyla beraber tedarik zincirine dayanıklılık kazandırarak deniz taşımacılığı ücretleri ve jeopolitik gerilimler gibi süreklilik arz eden dalgalanmalara karşı önlem alma gerekliliğidir.”
“Ukrayna’daki çatışma ve enflasyonist baskılar, şirketlerin nasıl ve nereden tedarik yaptıklarını yeniden değerlendirmeleri gereğini daha da güçlendiriyor. Bunun önümüzdeki on iki ay boyunca şirketlerin ana odak alanı olmaya devam edeceğini görüyoruz.” diye ekledi.
Z2Data'nın Supply Chain Risk Management Platform'u ile ürün dayanıklılığı için tasarım yapmayı ve tedarik sağlamayı, tedarik zinciri risklerini yönetip hafifletmeyi, sektör mevzuat standartlarının ötesine geçmeyi ve operasyonel DNA'nıza dayanıklılık ile sürdürülebilirlik katmayı nasıl başarabileceğinizi öğrenin.