Kısaca SCRM olarak adlandırılan Tedarik Zinciri Risk Yönetimi, tedarik zinciri risklerini sistematik olarak yönetmeye yönelik bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, tedarik zinciri boyunca hassasiyetleri, savunmasızlıkları ve tehditleri belirler; tehditlerin tedarikçiden, tedarikçinin ürününden ve alt bileşenlerinden veya doğrudan tedarik zincirinin kendisinden kaynaklanmasına bakılmaksızın, bu tehditlere yönelik azaltma stratejileri geliştirir.
Tedarik Zincirine Genel Bakış
SCRM'nin temel bileşenlerinden biri olan tedarik zinciri ile başlayalım. Tedarik zinciri, bir şirket ile tedarikçilerini birbirine bağlayan ve bir ürünün nihai tüketiciye ulaştırılması için kurulan bir ağdır.
Bu ağ, çok sayıda faaliyet, kişi, kuruluş, veri ve kaynaktan oluşur. Tedarik zinciri aynı zamanda, bir ürün veya hizmetin ilk halinden müşteriye teslimine kadar geçen adımların bütününü temsil eder.
Tedarik Zincirinde Kimler Yer Alır?
Tedarik zinciri, bir müşteri için ürün veya hizmet sunulabilmesi amacıyla atılması gereken adımların bütünüdür. Bu operasyonlara ham kaynakların taşınması ve işlenmesi, bu ürünlerin taşınması ve nihai tüketicilere dağıtılması dahildir.
Tedarik zincirinde üreticiler, tedarikçiler, depolar, lojistik firmaları, dağıtım merkezleri ve perakendeciler bulunur.
Bir Tedarik Zincirini Oluşturan Unsurlar Nelerdir?
Tedarik zincirinin unsurları, bir siparişin alınmasından müşterinin talebinin karşılanmasına kadar devam eden tüm işlevleri içerir. Bu faaliyetler arasında ürün geliştirme, pazarlama, operasyonlar, dağıtım ağları, finans ve müşteri hizmetleri yer alır.
SCRM'nin Tedarik Zincirindeki Rolü
Tedarik Zinciri Risk Yönetimi, iş süreçlerinin önemli bir parçasıdır. SCRM, bilgi ve deneyim gerektiren çeşitli bağlantılardan oluşur.
SCRM doğru bir şekilde uygulandığında, bir şirketin toplam harcamalarını azaltma potansiyeline sahipken, kârlılığını artırabilir. Zincirin bir halkasında oluşabilecek bir kopma, zincirin geri kalanını olumsuz etkileyebilir ve ciddi maliyetlere yol açabilir.
:quality(85))
APQC tarafından yapılan bir ankete göre, 2022 yılı için işletmelerin %89'u tedarik zinciri planlamasına odaklanıyor.
İki Temel Tedarik Zinciri Riski
Modern tedarik zincirlerinde karşılaşılan en büyük iki risk, kesinti riski ve talep planlaması/tahmin riskleridir.
Kesinti Riski
Kesintiler, tedarik zincirini sekteye uğratan dış ve makro düzeydeki olaylar olarak tanımlanır. Doğal afetler, jeopolitik olaylar ve pandemiler, tedarik zincirlerini kesintiye uğratabilecek makro düzeydeki olay türlerine örnek olarak verilebilir.
Bu tür yıkıcı olaylar nadir gerçekleşse de, iş sürekliliğinde önemli gecikmelere neden olabilir. Örneğin, Mart 2000'de bir yıldırım düşmesi, Royal Philips Electronics'in (bir Nokia üreticisi) fabrikasında yangına yol açmış ve milyonlarca mikroşip zarar görmüştür.
Buna rağmen, Nokia'nın üretimi, çoklu tedarikçi stratejisi ve hızlı aksiyon kabiliyeti sayesinde çok az bir oranda düşmüştür. Ancak Philips tesisinin bir diğer müşterisi olan Ericsson, mikroşipler için alternatif kaynağı bulunmadığından ciddi bir kesinti yaşamıştır.
Bu örnek, işletmelerin ürünlerini çoklu kaynaklardan tedarik edebileceği ve tek bir tedarikçi/üreticiye aşırı bağımlılıktan kaçınabileceği bir SCRM sisteminin önemini vurgulamaktadır.
Z2Data'nın Supply Chain Watch ürünü, birden çok tedarikçiden temin edilebilen potansiyel alternatif komponentlere dair içgörü sunar ve tedarik zincirinizi alt kademeye kadar haritalandırır.
Alt kademede (farkında olmadığınız bir tedarikçide) bir kesinti olsa dahi, uyarı alır ve diğer üretim tesislerine, tedarikçilere veya ürünlere erken şekilde geçiş başlatmanız için destek sağlanır.
Talep Planlaması ve Tahmin Riski
APQC'ya göre, 2022 yılına girerken işletmeler için en öncelikli konu talep ve tahmin risklerinin değerlendirilmesidir.
Tahminleme, işletmelerin pazarı doğru bir şekilde değerlendirmesini ve tedarik zincirini pazar talepleriyle ilişkili olarak analiz etmesini sağlar. Tedarik zinciri için özel tahminleme yöntemleri kullanmayan şirketler, talebi yanlış tahmin ederek piyasaya ya fazla ya da yetersiz arz riskiyle karşı karşıya kalır. İç ürün yaşam döngülerinin yanlış tahminlenmesi de tahmin risklerini artırır.
Talepteki ufak bir değişiklik bile arzda ciddi bir değişiklik yaratabilir. Esnek bir tedarik zinciriniz yoksa (üretim açısından bu, kısa sürede büyük miktarda ürün tedarik edebilmek anlamına gelir); yedek tedarikçileriniz (yani tekrarlı talep projeksiyonlarınız) veya son derece hassas talep tahminleriniz varsa, arzınız "kamçı etkisi"ne karşı savunmasız olur. Müşteri talebi tutarlı görünse bile, zincir yukarı çıktıkça talep belirsizliği arttığında bu “kamçı etkisi” ortaya çıkar.
Yanlış tahmin riskini azaltmak için tahmin hatalarına karşı bir çözüm; üretim esnekliğini, sipariş karşılama süreçlerini ve ürün yaşam döngüsü yanıt hızınızı artırmaktır.