Her hâliyle oldukça yeni ve döneme özgü bir gelişme gibi hissettirse de, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında küresel yarı iletken üretiminin geleceğine dair yaşanan çatışma neredeyse beş yıldır devam ediyor. Birçok kişiye göre, sözde çip savaşlarının başlangıç noktası 2020 yılında yaşandı. Mayıs ayında, ABD Ticaret Bakanlığı, Amerikan teknolojisi kullanan tüm şirketlerin Çinli telekom devi Huawei için yarı iletken tasarımı veya üretimi yapmasını yasaklayacağını açıkladı.
Bu kısıtlamalar getirildiğinden beri, dünyanın iki başat süper gücü arasındaki stratejik ekonomik çatışma, kapsam ve şiddet bakımından giderek genişledi. ABD ve Çin, rakiplerinin küresel yarı iletken üretim ekosistemindeki konumlarını sarsmak amacıyla, yaptırımlar, ihracat kontrolleri ve diğer cezai araçları kullanarak, bu tedbirlerin kümülatif etkisiyle jeopolitik üstünlüğünü nihayetinde zayıflatmayı hedefliyor. Ancak bu çatışmayı dikkatle izleyen çok sayıda göz olmasına rağmen, uzun vadeli sonuçları öngörmek halen güç. Bunun başlıca nedeni, çip üretiminin benzersiz karmaşıklıkları ve sektörün uzun vadeli döngüleridir.
Ancak bu ticaret savaşı artık neredeyse tüm 2020’li yılları kapsarken, Huawei’ye karşı başlatılan ilk hamleden bu yana uygulanan önlemlerin durumuna bakmak yerinde olacaktır. Ayrıca, bu endüstriyel savaşın nereye doğru gittiğini anlamaya çalışmak, yarı iletken kullanan binlerce kuruluşun çatışmanın daha geniş etkilerinden kendilerini koruyacak stratejiler geliştirmesinde yardımcı olabilir.
“Çip Savaşları”nın Kısa Tarihi
ABD, yarı iletken sektöründe Çin’in teknolojik gelişimini yıllar boyunca frenlemek için örtülü politika tedbirleri uygularken, Sanayi ve Güvenlik Bürosu’nun 2022 Ekim ayında ilan ettiği yarı iletken ihracat kontrolü regülasyonu tamamen yeni bir döneme kapı araladı. Daha önce temkinli, hedefe yönelik bir kampanya olarak ilerleyen süreç, bir anda daha agresif ve geniş kapsamlı bir boyuta evrildi.
2022’de gelen ihracat kontrolleri; lisans gereklilikleri, yaptırımlar ve diğer ticari bariyerlerle, Çin’i yarı iletken teknolojisini geliştirmesi için ihtiyaç duyduğu donanım ve uzmanlıktan fiilen mahrum bırakmayı hedefledi. “Daha önce ‘kademeli yaklaşım’ benimsemiş ve sadece birkaç nesil önde olmayı yeterli görmüştük,” diye açıkladı Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ihracat kontrolleri açıklanırken. “Bugünün stratejik ortamı bu değil. Gelişmiş mantık ve bellek çipleri gibi bazı teknolojilerin temel niteliğinden ötürü, mümkün olan en büyük farkı korumalıyız.”
Bu kontroller şunları içeriyordu:
- Commerce Control List’in (CCL) genişletilmesi: BIS, belirli yarı iletkenleri ve bunlarla çalışan bazı donanımları, İhracat Yönetimi Yönetmeliği’ne (EAR) tabi olan ürünlerin yer aldığı Commerce Control List’e ekledi. 2022 kuralının ardından, bazı grafik işleme birimleri (GPU), yarı iletken üretim ekipmanları ile gelişmiş çipleri içeren bilgisayarlar ve bileşenler ihracat lisansı gerektirir hale geldi.
- Yeni Foreign Direct Product Rules (FDPR) getirilmesi: BIS’in başlattığı yeni FDPR’lar, ABD teknolojisi kullanılarak üretilen belli donanım ve yazılımların Çin’e satışını sınırlandırıyor. Bu FDPR’lar sadece ABD merkezli üreticileri değil, ürünlerinde Amerikan teknolojisi barındıran dünya genelindeki firmaları da kapsıyor. Yeni EAR kurallarının ana hedeflerinden biri de, Çin’de süper bilgisayar geliştirme veya üretiminde kullanılacak ürünlerin tamamıdır.
- Çinli Varlıkların Yaptırımlara Tabi Tutulması: İhracat kontrol paketine ek olarak, 31 Çin vatandaşı ve kuruluşu, Entity List’e eklendi. Bu yaptırımların ardından, bu varlıklar EAR kapsamındaki hiçbir ürünü satın alamayacak.
ABD İhracat Kontrollerinde Ekim 2023 Güncellemeleri
İlk ihracat kontrollerinin ilanından yaklaşık bir yıl sonra, Ekim 2023’te Sanayi ve Güvenlik Bürosu, yarı iletken teknolojisi ihracatına yönelik güncellenmiş kurallar yayımladı. Bu yeni bariyerler esasen 2022’de belirtilen kısıtlamaları daha da ayrıntılılaştırıp genişletirken, üç temel değişiklikle özetlenebilir:
- Kontrol Edilen Ekipmanların Kapsamının Genişletilmesi: Bu kural, ABD ihracat kontrollerine tabi yarı iletken üretim ekipmanı (SME) türlerini artırıyor. 2023’te eklenen yeni ekipmanlar arasında, 16 nanometrenin altında mantık çiplerinin üretiminde kullanılan kuru aşındırma, ıslak kimyasal işlem ve biriktirme süreci ekipmanları da yer alıyor.
- Dahil Edilme Kriterlerinde Değişiklik: Kendi kurallarının bir yılda yarattığı etkiyi gözden geçiren BIS, Çinli şirketlerin ihracat kontrollerini aşarak hâlâ yapay zekâ modellerine güç verebilecek kadar gelişmiş çipler tedarik edebildiğini gözlemledi. Bu açığı kapatmak için kurum, regulasyonlara tabi yarı iletkenleri belirlerken toplam işlem performansı (TPP) ve performans yoğunluğunu ana eşikler olarak belirleyerek, kritik kriterlerinde değişikliğe gitti. Yeni kriterler BIS’in yetkisini anlamlı şekilde genişletti, kontrolünü daha da güçlendirdi.
- Entity List’in Genişletilmesi: Son olarak, kuruma bağlı olarak Çin merkezli 13 kuruluş daha Entity List’e eklendi. Yaptırıma tabi tutulan şirketlerin çoğu, ABD’nin ulusal güvenliği açısından tehdit olarak görülen, ileri yapay zekâ geliştiren firmalardı. Bunlardan bazıları, askeri uygulamalar için yapay zekâ geliştirdiği bilinen Beijing Biren Technology Development Co. Ltd. ve Light Cloud (Hangzhou) Technology Co. Ltd. şirketleriydi.
Çin’in Yanıtı
Çin Komünist Partisi (ÇKP), ABD hükümetinin Çin’in yarı iletken kabiliyetlerini baltalamayı amaçlayan bu dizi ticaret bariyerine karşı kayıtsız kalmadı. 2023 yılında, ÇKP ABD’li şirketlere ve geniş anlamda Amerikan sanayisine yönelik iki önemli misilleme yaptı.
- Micron Yasağı: Mayıs 2023’te Çin hükümeti, ABD’li çip şirketi Micron tarafından üretilen tüm çiplerin, ülkedeki kritik altyapı projelerinde kullanılmasını yasakladığını açıkladı. Yeni kısıtlama kararını açıklayan Çin Siber Uzay İdaresi (CAC) yaptığı açıklamada, “Micron ürünlerinde ciddi ağ güvenliği riskleri bulunmuş, Çin’in kritik bilgi altyapısının tedarik zincirinde önemli güvenlik riskleri yaratmaktadır, bu da Çin’in ulusal güvenliğini etkilemektedir” dedi.
- Kritik Minerallerde İhracat Kısıtlamaları: 2023 yılı boyunca Çin, yarı iletken ve silah üretiminde kullanılan germanyum, galyum ve grafit gibi çeşitli minerallerin ihracatına birçok kısıtlama uyguladı. Bu malzemeleri yurt dışına satmak isteyen Çinli şirketler, artık Çin Ticaret Bakanlığı’ndan (MOFCOM) ve son kullanıcıyı belirten başvurular sonucunda lisans almak zorunda kalacak.
2024’te Çip Savaşları Tırmanıyor
2024’ün ilk yarısı, ABD ve Çin arasındaki kapsamlı ticaret savaşı bakımından görece sakin geçse de, yılın son çeyreğinde adeta sarsıcı gelişmeler yaşandı. Öncelikle, 2 Aralık’ta Biden yönetimi, ilk kez 2022’de yürürlüğe giren yarı iletken ihracat kontrollerinde bir dizi güncellemeyi yayımladı. Güncellemeler çok geniş bir alanı kapsıyordu: Commerce Control List’e (CCL) tabi donanım ve yazılım genişletildi, yüksek bant genişlikli bellek (HBM) ihracatına yönelik kontroller artırıldı ve federal düzeyde kısıtlanan yarı iletken üretim ekipmanı (SME) listesinin kapsamı genişletildi.
Çin’i doğrudan hedef alan oldukça sert, hatta ağır bir önlem paketi olan ABD’nin son kontrolleri, geçtiğimiz iki yılı aşkın sürede uygulanan ticaret bariyerlerinin genel dalgası içinde değerlendirildiğinde bile önemli bir dönüm noktası. Center of Strategic and International Studies’in bunu ifade ettiği gibi, “Bu kontrollerin amacı şaşırtıcı olmayacak şekilde Çin’in yapay zekâ endüstrisini zayıflatmaktır.”
Bu yıl ise, Çin ABD’nin sanayi saldırılarına belki de benzer derecede, hatta daha etkili misillemelerle karşılık verdi. Biden yönetiminin yeni kurallarının yayımlanmasından yalnızca bir gün sonra, Çin ABD’ye kritik birçok mineral gönderimini yasaklayacağını açıkladı. Çin Ticaret Bakanlığı, germanyum, galyum ve antimonun ABD’ye ihracatının yasaklanacağını açıklayarak, ÇKP’nin beş yıllık bu çatışma boyunca ABD’yi ilk kez kritik malzeme tedariğinde doğrudan hedef aldığını gösterdi.
Üstelik, bahsi geçen ekonomik atak dalgası yetmezmiş gibi, Çin, ABD’li çip üreticisi Nvidia hakkında Çin’in rekabet yasalarını ihlal ettiği iddiasıyla bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın temel amacı, küresel ölçekte yapay zekâya geçişin motoru haline gelmiş olan öncü ABD şirketini zayıflatmak gibi görünüyor.
İşler Zorlaşıyor: Ticaret Savaşının Çin Üzerindeki Etkisi
Çin’in adımları, 2024 Aralık ayında uyguladığı kritik mineral ihracat yasağına kadar görece sınırlı kaldığı için, çip savaşlarının ABD üzerindeki kümülatif etkisini analiz etmek için henüz erken. Ancak Çin için durum böyle değil. Amerika’nın başlıca jeopolitik rakibi, iki yılı aşkın süredir ABD’den gelen yaptırımlar ve ihracat kontrolleriyle karşı karşıya ve bu bariyerlerin Çin’in yarı iletken endüstrisi üzerinde önemli etkiler yarattığına dair ciddi kanıtlar bulunuyor.
Citi Global Insights’ın, Citibank’ın düşünce liderliği biriminin analizine göre, Çin’in entegre devre (IC) ithalatı, 2022 ve 2023 yıllarında önceki yıla göre %15’ten fazla azaldı. Ağustos 2023 itibarıyla, Çin’in 12 aylık toplam IC ithalatı, 2021 zirvesine göre %25 düştü. Bu düşüşlerde pek çok farklı değişken etkili olsa da, Biden yönetiminin ihracat kontrollerinin bunda en azından kısmen sorumlu olduğu açık.
ABD’nin ihracat kontrolleri ve Çin’in azalan IC ithalatı iki potansiyel sonuç doğuruyor. Birincisi, Çin’in Tayvan ve Güney Kore gibi lider üreticilere yetişme kapasitesini engelliyor olabilir (ülkenin yarı iletken teknolojisi şu anda Tayvan’ın yaklaşık beş yıl gerisinde). Semiconductor Manufacturing International Corporation (SMIC) ve Huawei Technologies gibi Çinli şirketler son beş yılda büyük ilerleme kaydetmiş olsa da—2023 itibarıyla Amerikan teknolojisi ile 7 nanometre çipler ürettiler—ileri düzey çipler ve üretim ekipmanlarındaki yeni kısıtlamalar, bu ilerlemeyi kısıtlayabilir.
İkinci etki ise daha belirsiz; fakat küresel yarı iletken üretimi açısından daha önemli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, küresel yarı iletken ekosisteminden büyük ölçüde izole edilmenin, Çin’de iç üretimi teşvik ederek sektörde bağımsızlık ve kendine yeterlilik sağlayabileceğini öne sürüyor. 2024 yılında Çin’den gelen bazı üretim verileri bu teoriyi destekliyor. Yılın ilk çeyreğinde, Çin IC üretimini %40 artırarak 98 milyar adedin üzerine çıkardı. Sadece Mart ayında 36 milyar IC üretti ve bu tüm zamanların rekoru.
Ancak önemli bir uyarı var ki, bu üretimin büyük bölümü eski nesil çiplerle sınırlı. Çin’in en gelişmiş yarı iletkenlerdeki payı minimum seviyede ve ABD’nin ticaret bariyerleri, yakın vadede önde gelen IC’lerin üretiminde önemli bir ilerleme sağlamalarını önleyecektir.
Jeopolitik Gerilimler Yüzeye Çıkıyor
ABD’nin ihracat kontrollerinin Çin’in yarı iletken üretim hedeflerini nasıl etkilediğine dair objektif verilere ek olarak, Çin Komünist Partisi’nden (ÇKP) giderek artan sayıda anekdotsal bilgi de geliyor. Nisan 2024’te ABD Başkanı Biden ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşen bir telefon görüşmesinde, Çin lideri Biden’ı ticaret kısıtlamaları kampanyasından vazgeçirmeye çalışarak, bu bariyerlerin “riskler oluşturduğunu” ve Çin’in ABD’nin teknolojik gelişimini engellemesine “seyirci kalmayacağını” belirtti.
Her ne kadar yüzeyde sıradan görünse de, bu görüşme Şi ve ÇKP’nin ABD’nin agresif ihracat kontrollerini engelleme çabasının ne kadar çaresiz bir noktaya geldiğini gösteriyor. Çin eski nesil çip üretiminde ivme yakalasa bile, halen ABD, Japonya ve Hollanda kaynaklı kritik çip üretim ekipmanlarından mahrum kalıyor. Küresel teknolojiye erişimi olmadan, Çin’in rakiplerini yakalayıp yapay zekâda kritik öneme sahip 7, 4 ve 1 nanometre çipleri üretme şansı giderek azalıyor.
Çip Savaşları Daha da Şiddetlenecek
2020’ler, ABD ile Çin arasındaki agresif korumacı politikalar açısından eşi benzeri görülmemiş bir on yıl oldu; yarı iletken endüstrisi ise bu süregelen çatışmanın tam merkezinde yer alıyor. Ocak ayında ikinci Trump yönetimine geçişle birlikte, bu ekonomik savaşın hız kesmeden devam etmesi, gümrük tarifeleri ve diğer kısıtlamalar ile teknolojik üstünlük mücadelesinin daha da kızışması oldukça muhtemel.
Amerikan şirketleri, yeni başkanlık yönetimiyle birlikte gelebilecek yeni ticaret politikaları konusunda bazı öngörülere sahip olsa da, ABD ile Çin arasındaki ticaretin geleceğine dair hâlen derin bir belirsizlik hüküm sürüyor. Küresel elektronik tedarik zincirinden tedarik yapan üreticiler ve diğer şirketler, Z2Data gibi bir tedarik zinciri risk yönetimi (SCRM) aracı kullanarak bu giderek öngörülemez ortamı daha güvenli yönetebilirler. Z2Data’nın sunduğu işlevler arasında ülke seviyesinde bağımlılık görünürlüğü, müşterilerin büyük küresel gelişmelerin etkilerini takip etmesini sağlayan olay izleme, ayrıca potansiyel gelecekteki yaptırım hedeflerini öngören bir izleme listesiyle kapsamlı yaptırım kapsaması yer alır.
Çip savaşları çağında işletmelerin dayanıklılığını artıracak farklı yöntemlerde Z2Data hakkında daha fazla bilgi almak için, ürün uzmanlarımızla ücretsiz bir demo planlayabilirsiniz.