TSCA 6(h) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

İşinizi ve ürünlerinizi etkileyebilecek Kalıcı, Biyobirikimli ve Toksik (PBT) kimyasallara ilişkin kritik mevzuatı keşfedin. TSCA 6(h) hakkında bilmeniz gereken her şeyi öğrenin.

TSCA 6(h) Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Toxic Substances Control Act (TSCA) Nedir? 

1976 tarihli Toxic Substances Control Act (TSCA), Amerika Birleşik Devletleri'nde halk sağlığı ve çevre için riski azaltmak amacıyla yeni veya mevcut kimyasalların piyasaya sunulmasını düzenleyen bir kanundur. Çevresel kirliliğin sonuçlarına dair farkındalığın arttığı bir dönemde yürürlüğe giren TSCA, üreticilerin ve ithalatçıların ABD pazarına ürün sunarken uyması gereken önemli bir çevre mevzuatıdır. 

TSCA 6(h) Nedir?

TSCA’nın 6. Bölümü, Environmental Protection Agency (EPA)’ya (Çevre Koruma Ajansı) kimyasalları düzenleme yetkileri tanımaktadır. TSCA 6(h), 6. Bölüm içerisindeki bir hükmü ifade eder.

TSCA 6(h) Bölümü, 2016 yılında Toxic Substances Control Act (TSCA)’ya getirilen değişikliklerin bir parçası olarak tanıtıldı. Frank R. Lautenberg Chemical Safety for the 21st Century Act adı verilen bu değişiklikler, 22 Haziran 2016 tarihinde yasalaştı. 6(h) Bölümü özellikle Kalıcı, Biyoakümülatif ve Toksik (PBT) kimyasalların düzenlenmesini kapsar ve EPA’ya bu maddeleri düzenleme konusunda yetki tanır. 

Biyoakümülasyon, bir maddenin organizma içerisinde kademeli olarak birikmesini ifade eder.

PBT’ler, çevrede kalıcı olan, canlı organizmalarda biriken ve insan sağlığı veya çevre için risk teşkil eden maddelerdir. 6(h) Bölümü kapsamında EPA, belirli PBT kimyasallarına ilişkin riskleri azaltmak için düzenleyici önlemler alma yetkisine sahiptir. Bu, bu kimyasalların üretiminin, işlenmesinin, dağıtımının, kullanımının veya bertarafının sınırlandırılmasını ya da kademeli olarak kaldırılmasını içerebileceği gibi, diğer risk yönetim önlemlerini de içerebilir.

TSCA 6(h)’ye Uyum Neden Önemlidir?

TSCA’nın 6. Bölümü, EPA’ya PBT kimyasallarının oluşturduğu risklere ilişkin özel önlemler alma yetkisi verir. Bu önlemler, test zorunlulukları, üretim veya işleme kısıtlamaları ya da yasakları getirilmesi veya olumsuz etkileri azaltmaya yönelik diğer risk yönetimi tedbirlerini içerebilir. PBT’ler özellikle önem arz etmektedir çünkü çevrede uzun süre kalabilir, gıda zincirinde birikebilir ve insan sağlığı ile ekosistemlere potansiyel zarar verebilir. PBT kimyasallarının bilinen zararlı sağlık etkileri arasında üreme ve gelişim sorunları, nörolojik bozukluklar ile karaciğer, kalp ve akciğer gibi sistemik organlarda olumsuz etkiler yer alır. Bu zararlı etkiler sebebiyle, bu maddelerin TSCA 6(h) kapsamında düzenlenmesi, halk sağlığı ve çevrenin korunması açısından kritik öneme sahiptir.

TSCA 6(h) Kimleri Kapsar?

TSCA 6(h) Bölümü, ABD pazarında PBT kimyasallarının üretimi, işlenmesi, dağıtımı, kullanımı ve bertarafı süreçlerinde yer alan çeşitli paydaşları kapsar. Buna, maddelerin endüstriyel proseslerde, tüketici ürünlerinde veya diğer uygulamalarda kullanımı da dahildir. Özellikle, aşağıdaki faaliyetlerden herhangi birini gerçekleştiren işletmeler bu düzenlemeden etkilenebilir: PBT maddelerini veya bu maddeleri içeren ürünleri üretmek (ithalat dahil), işlemek, ticari olarak dağıtmak veya kullanmak — özellikle de tüketici elektroniğinde kullanılan plastiklerde.

TSCA 6(h)’yi Kim Denetler?

EPA'nın Chemical Safety and Pollution Prevention (OCSPP) Ofisi, PBT kimyasallarının da dahil olduğu kimyasal maddelerin düzenlenmesine ilişkin TSCA programlarını yürütmektedir. Bu ofis, risk değerlendirmeleri yapmak, emirler çıkarmak, uyumluluğu izlemek ve insan sağlığı ile çevreyi kimyasal risklerden korumak için TSCA hükümlerini uygulamaktan sorumludur. Uygulama faaliyetleri arasında denetimler, uyumluluk izleme, emirler veya uyumsuzluk halinde ceza kesilmesi yer alabilir. 

Federal düzeydeki uygulama çabalarına ek olarak, eyalet çevre ajansları da kendi yetki alanlarında TSCA düzenlemelerini uygulama konusunda rol oynayabilir; özellikle eyaletlere belirli TSCA programlarını yürütme ve uygulama yetkisi devredilmişse. Piyasa sonrası gözetim ajansları da TSCA düzenlemelerinin ulusal düzeydeki birincil denetleyicisi olarak EPA'ya uyumsuzluk bildiriminde bulunabilir.

TSCA 6(h) Kapsamında Uyum Zaman Çizelgesi Nedir?

TSCA 6(h) Bölümü, bir ürünün piyasaya sürülmesiyle birlikte varsayılan olarak uyumun sağlanmasını gerektirir. 2021 yılında, TSCA 6(h) Bölümü kapsamında listelenen dört PBT kimyasalı için getirilen kısıtlamalar yürürlüğe girmiş olup bugün de yürürlüktedir:

  • Decabromodiphenyl ether (DecaBDE) (CAS 1163-19-5)
  • 2,4,6-tris(tert-butyl)phenol (2,4,6 TTBP) (CAS 732-26-3)
  • Hexachlorobutadiene (HCBD) (CAS 87-68-3)
  • Pentachlorothiophenol (PCTP) (CAS 133-49-3)

Ancak, beşinci madde için eşya işleme ve dağıtım yasağına uyum sağlanması amacıyla EPA 31 Ekim 2024 tarihine kadar süre vermiştir:

  • Phenol, isopropylated phosphate (3:1) veya PIP 3:1 (CAS 68937-41-7)

EPA, kısıtlamalar veya yasaklar yoluyla listeye daha fazla PBT ekleme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Binlerce madde PBT kategorisine girmektedir; özellikle PFAS’lar başta gelmektedir. Bu nedenle TSCA dahil tüm düzenlemelerde ilgili güncellemelerin takip edilmesi büyük önem taşır.

Uyum İçin Üreticiler Ne Yapmalı?

Üreticiler, düzenleyici gerekliliklere uyum sağlamak için ürün formülasyonlarını değiştirerek PBT kimyasallarının varlığını ortadan kaldırmak veya azaltmak zorunda kalabilirler. Bu, PBT kimyasalların daha güvenli alternatiflerle değiştirilmesi veya ürünlerin çevresel ve sağlık etkilerini en aza indirecek şekilde yeniden tasarlanmasını içerebilir. Malzeme veya komponent tedariki yapan şirketler de, tedarikçiden gelen PBT kimyasallarına ilişkin TSCA düzenlemelerine uyumu sağlamakla yükümlüdür. Bu, malzeme içeriğine yönelik gerekli araştırmaların yapılmasını ve tedarikçilerin uyum taahhüdü vermesinin sağlanmasını içerir.

TSCA 6(h) kapsamında PBT kimyallarına getirilen düzenlemeler; ürün geliştirme, üretim uygulamaları, tedarik zinciri yönetimi, pazarlama stratejileri ve müşteri ilişkilerini çeşitli sektörlerde şekillendirebilir. Bu düzenlemelere uyum sağlamak, ürünlerin güvenliği ve sürdürülebilirliği ile mevzuata uygunluğun ve pazar rekabetçiliğinin korunması için kritik öneme sahiptir.