Tayvan Çip Tedariki ABD-Çin Geriliminde Kritik Rolde

Tayvan ve çevresinde gerilimler, ABD ve Çin'in adanın egemenliği konusunda restleşmesiyle yeni bir zirveye ulaşıyor. Çip tedarikleri daha da büyük bir tehlikede mi?

Tayvan Çip Tedariki ABD-Çin Geriliminde Kritik Rolde

Suçu başkasına atma oyununu oynayalım. Bir yetkili parmağını doğrultuyor, diğeri ise öfkeyle işaret parmağını uzatıp karşılık veriyor.

ABD ile Çin arasında Tayvan üzerinden artan son gösteriş yarışı, Ekim 2020’de Çin’de yeni füzelerin konuşlandırıldığı haberlerinin Tayvan’a yönelik bir işgal hazırlığı olarak görülmesiyle başladı.

Tayvan, buna karşılık Çin yatırımları üzerindeki denetimini sıkılaştırdı. Hem ulusal güvenlik endişeleriyle atılmış hem de ABD ve Japonya’nın adımlarını takip eden bir hareketti. Aralık ayından bu yana, Tayvan’ın egemenliği konusunda Çin ve ABD’nin pasif mücadelesinde her iki taraftan da üstü kapalı birçok tehdit ortaya atıldı.

Pekin, Tayvan’ın kopmuş bir eyalet olduğunu söylüyor. Tayvan ise kendisini demokratik, egemen bir devlet olarak görüyor. ABD ve diğer demokratik ülkeler, küresel demokrasiyi destekleme amacıyla Tayvan’ın yanında yer aldı.

Ancak Tayvan üzerindeki tüm bu askerî gerilim, ABD ve Çin’in Tayvan’dan gelen ileri seviye bilgi işlem çiplerine olan bağımlılığını ortaya koydu.

Çip Tedariklerinin Merkezi Olarak Tayvan

Ulusal Güvenlik Komisyonu (National Security Commission on Artificial Intelligence) ABD’nin Çin’in bilgi işlem çipi üretimini sınırlandırması gerektiğini ve ABD’nin Tayvan’ın çip tedarikine “tehlikeli” derecede bağımlı olduğunu belirtti.

Taiwan Chip Supplies

İleri teknoloji yarı iletkenlere ve diğer gelişmiş komponentlere olan talebin her yıl artacağı öngörülüyor. semi.org’a göre, küresel yarı iletken pazarı 2020’den 2025’e neredeyse iki katına çıkacak.

IoT cihazlarına yönelik yarı iletkenler ve sensörler pazarı (Milyar $), 2015–2025

Çin, ABD ve hatta Japonya, Vietnam ve Filipinler gibi diğer Pasifik ülkeleri arasında Tayvan’a yönelik gerilim tırmanırken, Tayvan’da üretilen çipler şu anda olduğundan çok daha değerli bir emtia hâline geliyor. Ve unutmayın, küresel elektronik ve otomotiv endüstrisi, yarı iletken tedarikinde ciddi bir darboğazdan geçiyor.

ABD, Yarı İletken Üretiminde Liderliği Yeniden Kazanmak İstiyor

Tayvan’ın TSMC’si, Güney Kore’nin Samsung Electronics’iyle birlikte, küresel yarı iletken üretim pazarının %70’inden fazlasını kontrol ediyor. TrendForce’a göre, TSMC’nin dökümhane pazar payı %55.

Mevcut kıtlık ve Çin’le yaşanan gerilimler, ABD’li yetkilileri yarı iletken pazarında yeniden lider olmaya teşvik etti.

Söylemesi kolay, yapması zor.

Biden’ın yürütme emri bir adımdı, ancak hızlı bir çözüm olarak değerlendirilmedi. ABD, Çin’e olan bağımlılığını fark etti ve yarı iletken üretiminde kendi kendine yetebilmek için ulusal bir zorunluluk oluşturdu. Tüm bunlar, mevcut çip kıtlığı ve devam eden teknoloji savaşıyla hız kazandı. Buna ek olarak, Çin’in Tayvan’a yönelik tehditleri, ABD’nin Tayvan yarı iletken üretimine olan bağımlılığını azaltmaya yönelik çabalarını daha da tetikledi.

Sonuçta, Çin’in Tayvan’ı işgali, küresel yarı iletken tedarikini tamamen durma noktasına getirebilir. Çin yarı iletken tedarikinde kendine yeterli olacak bir özgüvene sahip olsaydı, Tayvan’ın yarı iletken üretimini savaş yoluyla durdurabilirdi.

ABD bunun farkına vardı ve Intel’e çağrıda bulundu. Intel, ileri seviye çip üretimi için iki yeni dökümhane tesisine 20 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. ABD yönetimine göre, küresel tedarik zincirleri, ihtiyaç duyulan komponentler için Tayvan gibi jeopolitik açıdan hassas bölgelere bağımlı olmaya devam ederse, risk altında olacak.

ABD’nin planı ne?

ABD’de üretim kapasitesini genişletmek ve yüksek maaşlı mühendislik işleri yaratmak. Bu hedeflere, Japonya gibi diğer ülkelerle ittifaklar kurarak, kritik parçaların tedarik zincirlerinde iş birliği yaparak ulaşmayı planlıyorlar. Bu ittifakların amacı, istikrarlı bölgelerde üretim sistemi oluşturmak.

Şu an için, çip tedarikinde Tayvan’a olan küresel bağımlılık, Çin’in elini güçlendiriyor.