Spotlight:
- SolarWinds Saldırısına Geri Bakış
- Fujifilm, Microsoft ve JBS fidye yazılımı saldırıları altında
- Yarı iletken sektörü sıradaki hedef mi olacak?
Hacker’lar her zaman hackler. Onlar için mesele yalnızca aksaklık yaratmak değildir. Bu bir oyun. Ağ güvenliği giderek sıkılaştıkça, hacker’lar karşılarına çıkan yeni bulmacalara sevinçle atlarlar.
Belki açıkça ortada ama—hacker’lar gerçekten çok zekidir. Daha da kötüsü, hacker’lar çok zeki ve bunu herkesin bilmesini isterler.
Siber saldırıların arkasındaki kişiler ayrıca başka bir şey daha: Çok sıkılmış insanlar.
Ve o söz neydi? Evet: “Boş eller şeytanın hacker atölyesidir.”
:quality(85))
Siber saldırıların son hedeflerinden bazıları JBS ve Fujifilm oldu. Birisi dünyanın en büyük et tedarikçilerinden biri. Diğeri Japonya merkezli dijital görüntüleme ürünleri ve yüksek teknoloji medikal kitler üreten çok uluslu bir holding.
Her iki şirketin ürünleri arasındaki belirgin fark, siber saldırılar hakkında tek bir şeyi ortaya koyuyor: Ne ürettikleri onlar için önemli değil. Et, teknoloji, otomotiv, savunma, fark etmiyor...
Umurlarında değil. Tek istedikleri tedarik zincirlerini sekteye uğratmak ve teknolojik ustalıklarını sergilemek.
Microsoft da devam eden siber saldırılarla mücadele eden başka bir firma. Saldırıların, bir suç örgütü olan ve geçmişteki SolarWinds saldırılarının da arkasında olduğu düşünülen Nobelium tarafından gerçekleştirildiği tahmin ediliyor.
SolarWinds’e Kısa Bir Bakış
SolarWinds’in saldırıya uğradığı Aralık 2020’de karmaşık ve gelişmiş bir siber güvenlik ihlali olarak duyuruldu. Şirketin tedarik zinciri aşıldı ve ürünü zararlı yazılım ile bulaştırıldı. Ürünü indiren herhangi bir müşteri, ağlarını truva atlarıyla riske atmış oldu.
Siber güvenlik konusunda hiçbir uzmanlığı olmayan kuruluşlara, ağlarını tamamen SolarWinds uygulamasından ayırmaları tavsiye edildi. Bu durum, siber saldırılara karşı koruması olmayan şirketlerin sorun, dışarıdan biri tarafından çözülene kadar hareket edemez durumda olduğunu net şekilde gösteriyor.
Ancak siber güvenlik ekibi ve stratejisi bulunan kuruluşlar, sistem denetimi yapıp ağlarında zararlı yazılım olup olmadığını kontrol edebildiler. Siber tehditlere karşı yetkinlikleri sayesinde SolarWinds uygulamalarını kullanmaya devam etme şansları oldu.
Bu da bizi “Siber Hijyen” kavramının önemine getiriyor.
Siber hijyen, temel olarak bir kurumun ya da şirketin potansiyel siber tehditleri ne kadar azaltabildiğini gösterir. Center for Internet Security’ye göre, bir şirkette olması gereken asgari siber hijyen düzeyi şunları içermelidir:
- Varlık envanterleri
- Yama ve zafiyet yönetimi
- Çok faktörlü kimlik doğrulama
- En az ayrıcalıklı hesapların kullanılması
- Sistem sertleştirme
Bu siber güvenlik önlemlerini uygulayan şirketler doğru yönde adım atıyor demektir.
Microsoft bile güvende değil
Yine de, Microsoft gibi en gelişmiş siber güvenlik sistemlerini kurma gücüne sahip şirketler dahi potansiyel ihlallerin kurbanı olabiliyor.
Teknoloji devinin iş e-posta sunucuları, koordineli bir oltalama kampanyasıyla saldırıya uğradı ve 3.000’den fazla kullanıcı hesabı ve 150’den fazla kuruluş etkilendi.
Oltalama saldırıları, verileri çalmak ve şirketler ile tedarik zincirlerinde genel kaos ve düzensizlik yaratmayı amaçlıyor.
Çıkarılacak ders? Herkes siber güvenlik tehditlerine karşı savunmasız.
JBS ve Fujifilm’e sorun
Peki neden küresel bir et tedarikçisi ve teknoloji devi saldırı hedefi oldu? Bu sorunun yanıtını en iyi, siber güvenlik şirketi FireEye’dan tehdit araştırmacısı John Hultquist veriyor:
"Toplumumuzun işleyişini sağlayan tedarik zincirleri, lojistik ve taşımacılık, özellikle tedarik darboğazlarında yapılan saldırılar hızlı ödemeleri teşvik ederek büyük etkiler yaratabildiğinden, fidye yazılımlarına karşı savunmasızdır."
Bir kez daha görüyoruz ki, hacker’lar özellikle talep gören sektörlerde küresel tedarik zincirlerini sekteye uğratmak istiyorlar. Ve şu anda en çok talep gören endüstrilerden biri nedir?
Yarı iletken ve ileri elektronik komponent üreticilerine yönelik saldırılara dikkat edin
Artan tüketici talepleri, otomotiv bilişimi ihtiyaçları ve pandemi kaynaklı fabrika kapanışları mevcut çip kıtlığında etkili oldu. Sektörün şu anda en son ihtiyaç duyacağı şey ise, herhangi bir siber güvenlik ihlali.
Ayrıca, 2020’nin sonlarında Tower Semiconductor’un sistemlerinden fidye yazılımını temizlemek için yüz binlerce dolar ödemek zorunda kaldığı bir ihlalin zaten gerçekleştiğini unutmayalım. Bu saldırı, Tower’ın bazı operasyonlarını geçici olarak askıya almak zorunda kalması nedeniyle tedarik zincirinde aksamalara neden oldu. Yarı iletken ve ileri komponent tedarik zincirine yönelik başka bir siber saldırı, 2021’de büyük sorunlar doğurabilir.
Eğer yıl 2019 olsaydı, belki daha iyimser olabilirdim.
2019’u hatırlıyor musunuz? Sanırım şöyle görünüyordu:
:quality(85))
2020’nin karamsarlığı 2021’e de sızıyor ve adeta Murphy Kanunu norm haline geldi. Eğer kötü bir şey olma ihtimali varsa, neredeyse kesinlikle olacakmış gibi hissediliyor.